İnsan en çok kendi yasını tutar.

İnsan en çok kendi yasını tutar. Hiç kalkmayan bir cenaze, hiç dilenmeyen bir taziye ve hiç uğurlanmayan bir beden. Ölüm varsa ben yokum, ben varsam ölüm. En derinden dileyen bile deneyimleyemez kendi ölümünü; en çok kaçmak isteyen bile yakalanır ölüme. Ama her ihtimalle ölür insan, her karşılıksız anda, her korkusunda. Kalp kırıldıkça kalbin, hayal kırıldıkça hayalin yasını tutar. Ölmeden ölür insan. 

Kalbi gömmeye hiçbir el gitmez, hiçbir küreğin gücü yetmez. Ben de sırtımdaki gölgenin ucuna bağlar, taşırım bir ceset gibi ağırlaşan kalbimi. Kırıldıkça kalp sürükleyemez, ben sürüklerim kalbimi. Artık istediğim yere gidemeyeceğimi bilir, istenildiğim yerlere çeviririm rotamı. Kalp kendine ağlar, hayat bana akar, ben de O’na bakarım. Büyümek çok ağırmış, halbuki ben uçmak isterdim.

Previous
Previous

Hatırladıklarım mı benim, yoksa unuttuklarım mı?